Bugun...



GÖZYAŞLARIYLA VEDA EDİYORLAR

4 Eylül 2002 tarihinde büyük bir heyecanla yayın hayatına başlayan Vatan gazetesi, özveri dolu geçen 16 yılın ardından maalesef bugün son sayısını yayınlıyor. Bu sayfalar, 16 yıl boyunca gazetemizi yalnız bırakmayan saygıdeğer okurlarımıza vedamızdır...

facebook-paylas
Tarih: 01-11-2018 04:57

GÖZYAŞLARIYLA VEDA EDİYORLAR

HABER İSTİHBARAT

4 Eylül 2002 tarihinde büyük bir heyecanla yayın hayatına başlayan Vatan gazetesi, özveri dolu geçen 16 yılın ardından maalesef bugün son sayısını yayınlıyor. Bu sayfalar, 16 yıl boyunca gazetemizi yalnız bırakmayan saygıdeğer okurlarımıza vedamızdır...

16 yıl önce, genç, heyecanlı ve çok donanımlı bir ekiple basın sektörüne yeni bir soluk getiren Vatan Gazetesi, birbirinden çarpıcı haberlere damga vurdu. Neredeyse her manşetiyle ülkenin gündemini belirledi. 
Bu süre boyunca deneyimli ve yetenekli kadrosuyla diğer gazetelerden farkını yaratmayı başardı. Bu süre boyunca Vatan’a emeği geçen herkes adına, bizi yalnız bırakmayan tüm okurlarımıza teşekkürlerimizi sunuyoruz... 
 
16 yılda onlarca ödül
 
Çok konuşulan yüzlerce haber yayınlayan Vatan gazetesinin muhabirleri, gazetecilik meslek örgütleri tarafından birçok kez ödüle layık görüldü. İşte Vatan Gazetesi’nin 16 yıllık macerasında meslek örgütlerinden aldığı ödüllere sadece birkaç örnek: 
 
TÜRKİYE GAZETECİLER CEMİYETİ GAZETECİLİK BAŞARI ÖDÜLÜ
 
Türkan HİÇYILMAZ
 
06.12.2004 tarihinde yayınlanan Amiral Battı başlıklı haberiyle Siyasal haber ödülüne, Tayfun Bayındır ise 9-10/09/2004 tarihinde yayınlanan ‘Taciz Skandalı’ başlıklıhaberleriyle Spor Haberi ödülüne layık görüldü. 
 
TÜRKİYE GAZETECİLER FEDERASYONU ÖDÜLÜ
 
2006 yılında VATAN gazetesi istihbarat servisi muhabiri Meltem Günay “Modern töre cinayetleri” haberiyle Türkiye Gazeteciler Federas-yonu’ndan birincilik ödülü aldı.
 
SEDAT SİMAVİ GAZETECİLİK ÖDÜLÜ
 
Burak KARA 
 
Vatan Gazetesi’nde yayınlanan “Mitingden En Çarpıcı Kare” başlıklı fotoğrafıyla kazandı. 
 
ABDİ İPEKÇİ HABER ÖDÜLÜ
 
Öge DEMİRKAN 19 Ocak 2011 tarihinde yayınlanan “Örgüt yok demedik...Delil yok” başlıklı haberiyle Abdi İpekçi Haber Ödülü kazandı.
 
 
UĞUR MUMCU ARAŞTIRMACI GAZETECİLİK ÖDÜLÜ
 
2015 yılında Vatan Gazetesi Haber Merkezi muhabiri İlker Akgüngör, Fadıl Akgündüz konulu haberleriyle Çağdaş Gazeteciler Derneği tarafından ‘Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Ödülü’ne layık görüldü. Akgüngör, 2015 ve 2016’da ise üst üste iki kez, Gazeteciler Cemiyeti tarafından kültür-sanat dalında ‘yılın gazetecisi’ seçildi. 
 
İsmail Yuvacan / BURAYA KADAR
 

2002 Ağustosu’nun son günleriydi.

Türkiye, tarihinin en kritik seçimine gidiyordu.

O dönem, bu gazeteyi kuran kadronun tamamı SABAH’taydı. Sıkıntılı günlerdi, ‘bir adres değişikliği’ şarttı... Bir yol bulamamıştık, yeni bir yol açmalıydık. O yola 4 Eylül 2002 günü çıktık.

    Ve ilk günden siz okurlarımızın sevgisini, desteğini kazandık.

Türkiye’yi sarsan haberlere imza attık, çoğu zaman gündemi belirledik. Sayısız haber ödülü aldık.

Hürriyet, Sabah, Milliyet gibi köklü gazetelerin arasında kendimize yer açtık. ‘Halktan kopmadan, kimseden korkmadan’ dedik, Türk basınına yeni bir soluk getirdik.

Aradan yıllar geçti.

Bugün yine bir yol ayrımındayız.

Öncelikle en büyük teşekkürüm, 16 yılda her zaman yanımızda olan siz değerli okurlarımıza... Size minnettarız.

Genç bir gazeteci olarak 16 yıl önce beni bu gazeteye çağıran Zafer Mutlu’ya, ilk yayın yönetmenim Tayfun Devecioğlu’na, yakın çalışma arkadaşım Tayfun Hopalı’ya, yazı işleri müdürlerime, servis şeflerime, muhabirlerime, editörlerime, meslekteki ağabeylerime ve kardeşlerime, bu gazete için emeği geçen herkese tek tek teşekkür ediyorum. Onlarla çalışmak benim için bir şerefti.

Zaman içinde bizden ayrılan ama bu gazeteye değer katan arkadaşlarıma da teşekkürü bir borç biliyorum.

Ve 2011’den bu yana gazetemizin sahibi olan Demirören Ailesi’ne çok teşekkür ediyorum. Kısa süre önce kaybettiğimiz Erdoğan Demirören her zaman bana bir baba gibi kol kanat gerdi. Yıldırım Bey, Meltem Hanım ve Tayfun Bey; bana güvendiler, VATAN’ı emanet ettiler. Her zaman arkamda durdular, destek oldular.

Evet VATAN gazetesi bugün son baskısını yapıyor. Ancak VATAN hafta sonları Milliyet’te ve internette yaşamaya, haber yapmaya devam edecek.

Her bitiş yeni bir başlangıçtır.

Yeni başlangıçlarda buluşmak umuduyla hoşçakalın.

Tayfun Hopalı / En zor yazı!

3 yıl Günaydın, 17 yıl Sabah ve 16 yıl da VATAN.

36 yıl dolu dolu geçti.

Binlerce haber, binlerce fotoğraf ve binlerce gazete...

Hepsinde ‘en iyisini’ verme telaşı, isteği ve iddiası vardı.

En iyisi olma rekabetini dolu dolu yaşadık.

Her sabah, yaptığımız gazeteyi okumanın gururuyla yeni güne başladık.

Ama bu yazı, VATAN’daki bu son yazı...

Bunu yazmak hiç kolay değilmiş...

Binlerce gazete hazırlamış bir habercinin son yazıyı yazması ne kadar da zormuş...

Bir şeyler yazmam dakikalar, beğenmeyip silmem saniyeler sürüyor.

Yaptığımız haberler, attığımız manşetler film şeridi gibi gözümün önünden akıyor...

Bu manşetlerle gündemi sarstık. Meslektaşlarımızı kıskandırdık... Ödüller aldık.

Ekip olarak ‘haberciliğin yapıldığı döneme’ imzamızı attık.

‘İyi gazete iyi insanlarla çıkarılır’ dedik ve güzel insanlarla omuz omuza verdik bu yolda...

Onları hatırlıyorum teker teker..

Boğazım düğümleniyor.

VATAN’ın doğduğu günü hatırladığımda hislerim  kontrolü tamamen ele alıyor. Kilitleniyorum.

Hani bir olay duyulduğunda “beklenen haber” der ya insanlar; hazırlıklıymış, çok şaşırılacak bir şey yokmuş gibi...

Ama bugün bu bahsettiğim olmadı. Gazetenin kapanacağını duyunca çok şaşırdım. Oysa ben de bekliyordum Vatan’ın kapanacağını.

Bunun bir sürü sinyallerini de almıştık aslında.

Haber kötü, istediğin kadar bekliyorduk diyelim. İnsan inanmak istemiyor.

Dile kolay tam 16 yıl geçmiş Vatan’la...

Ne badireler, olaylar, patronlar, ne genel yayın müdürleri, ne muhabirler gelmiş, geçmiş hayatımızdan.

Çocuğumuz gibiydi Vatan.

VATAN’ın ilk çıkma fikri ortaya atıldığında eşim oğlumuza hamileydi.

Onun da desteğiyle bir gün bile pişmanlık duymadık bu konuda, hiç keşkelerimiz olmadı.

Bu süreçte ailemi de çok ihmal ettim. Destekleri için onlara teşekkür etmek boynumun borcu.

Çok güzel işler yaptık, çok insanların kalbine dokunduk.

Sonuç olarak bugün ‘son baskı’ diyoruz.

Yola çıktığımız ilk gün ne demiştik: Halktan kopmadan, kimseden korkmadan...

Okuyucumuzun gözünde de onlara verdiğimiz bu sözü tuttuğumuzu düşünerek ‘elveda’!

Murat Çelik / ZIPIR

16 sene önce, 4 Eylül 2002’de yayın hayatına başlayan VATAN’ın ‘son baskı’sı elinizdeki…

Benim ‘zıpır’ gazetem son kez çıktı bugün.

VATAN bundan sonra hafta sonları Milliyet’e ilave olarak basılacak. İnternet ortamında habercilik yapmaya da devam edecek.

İnsanlar gibi kurumların, gazetelerin yaşamında da var maalesef böyle dönemler.

Hayat bu…

Önce okuru, 7 senedir de mensubu olmaktan gurur duyduğum bu gazeteye emek veren herkes çok kıymetli.

Medya mensubu diyen de var bize, gazeteci diyen de…

Ben en çok ‘haberci’ sıfatıyla tanımlanmayı seviyorum.

Haberci için aslolan  adı üzerinde  ‘haber’.

Habercinin işi haber vermek.

Ve haber, habercinin işi olmakla birlikte, hayatıdır da aynı zamanda.

Haberci; karşısına çıkan her türlü sürprize bir ‘eyvallah’ der, haber vermeye devam eder.

Yani işini yapmaya, yaşamaya…

16 sene önce, 4 Eylül 2002’de yayın hayatına başlayan VATAN’ın ‘son baskı’sı elinizdeki…

Benim ‘zıpır’ gazetem son kez çıktı bugün.

VATAN bundan sonra hafta sonları Milliyet’e ilave olarak basılacak. İnternet ortamında habercilik yapmaya da devam edecek.

İnsanlar gibi kurumların, gazetelerin yaşamında da var maalesef böyle dönemler.

Hayat bu…

Önce okuru, 7 senedir de mensubu olmaktan gurur duyduğum bu gazeteye emek veren herkes çok kıymetli.

Medya mensubu diyen de var bize, gazeteci diyen de…

Ben en çok ‘haberci’ sıfatıyla tanımlanmayı seviyorum.

Haberci için aslolan  adı üzerinde  ‘haber’.

Habercinin işi haber vermek.

Ve haber, habercinin işi olmakla birlikte, hayatıdır da aynı zamanda.

Haberci; karşısına çıkan her türlü sürprize bir ‘eyvallah’ der, haber vermeye devam eder.

Yani işini yapmaya, yaşamaya…

Sadık Gültekin / Canım acıdı!
 
 Bu, son yazı…

Yazması en zor yazı…

Kelimeler boğazımda düğümleniyor…

Aklım bulandı, her şey birbirine karıştı…

İçim acıyor, canım yanıyor…

16 yıldır kelimeleri yan yana getirdim…

Bugün kelimeleri değil, son noktayı koy dediler…

Gazetemi çok seviyordum.

Kanadım kolum kırıldı…

İşimi kaybettiğim için değil, gazetemi yitirdiğim için üzgünüm…

Onunla soluk alıyor, onunla yaşıyordum…

Neyse…

Hayat bir şekilde devam ediyor…

Elimizdeki değerleri tek tek yitiriyoruz…

İşlerin iyi gitmediği aşikar…

Geriye ne kaldı derseniz, sadece ÜMİT ve SABIR derim…

***

Yumruk yemiş boksör gibi afallamış durumdayım… 

Yıkıldım yıkılacağım…

 
 
Vatan serüveninde kaybettiklerimiz...
 
2002 yılından bu yana Vatan gazetesi, çok sayıda önemli isimlere yuva oldu. Hayatın her anında olduğu gibi, bu yolculuğumuzda da aramızdan ayrılan çok kıymetli meslektaşlarımız ve dostlarımız oldu Onlara ithafımızdır...
 
Onlara ithafımızdır...
 
 
Leyla Umar
 
 
 
Duygu Asena
 
 
Aytekin Hatipoğlu
 
 
Hikmet Bila
 
 
Okay Gönensin 
 
 
Buket Aşçı
 
 
Necdet Saraç
 
 
Ercan Arıklı
 
 
Aydoğan Kaçıra



Kaynak: HALKIN GAZETESİ

Editör: doğan ertan

Bu haber 154 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER MEDYA Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

DİGİTAL GAZETEMİZİ BEĞENİYORMUSUNUZ?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI