Free website counter
Bugun...


CEMAL BİLGE

facebook-paylas
GÖZALTI
Tarih: 24-01-2021 20:50:00 Güncelleme: 24-01-2021 20:50:00


Türkiye’de ve dünyada gazeteci olupta polis telsizi dinlemeyen var mıdır?

Yoktur

Peki bunun suç olduğunu bilen gazeteci var mıdır?

Yoktur

Ben İstanbullu bir gazeteciyim. Mesleğe başladığım günden beri hayatım telsiz dinlemekle geçti.

İyi bir dinleyici miyim?

Evet

Ne kadar iyiyim?

Elime su döktürmeyecek kadar

İstanbul’da görev yaptığımız İstihbarat Servisi ve Haber Merkezleri’nde masa üstü telsizle başlar habere ulaşma maceramız.

Sonra üzerimizde taşıdığımız el telsizleriyle sürüp gider

Hatta benim telsiz sevdam bir tık daha farklıdır. Uyurken de kulağımdadır sesi. Bir cinayet, bir terör hadisesi cereyan ettiğinde fırlayıp olay yerine gitmek içindir onu dinlemekte ki amaç.

Gazeteci her zaman haddini bilendir.

Terörist gibi kanala girmez söyledikleriyle polisi-askeri germez

Sınır bölgesinde ki bir ilde iseniz, komşu ülkenin istihbaratçıları gibi 10 saniyeliğine de olsa yarım yamalak Türkçe ile kanala girip askeri-polisi huzursuz etmez.

Gazeteci telsizi sadece dinler.

İşi dinlemektir, kanala girip ortalığı karıştırmaz

4 yıldır aramızın açık olduğu Çeşme İlçe Emniyet Müdürü sonunda yaptı yapacağını

Cumhuriyet Savcılığı’ndan çıkarttığı arama emri ile Alaçatı’da ki merkezimize çoğunluğu sıralı amirlerden oluşan kalabalık bir polis gurubunu gönderdi.  

Gelenler dinlemekte olduğumuz telsiz cihazı olup olmadığını sordu

“- Evet dinliyoruz” dedim

“- Cihazı almaya geldik” dediler

“- Buyrun” dedim, ellerimle teslim ettim

“- İfadenizi de almamız gerekiyor” dediler

“- Tabi” dedim. Der demez de gidip kendi hür irademle devletimin aracına bindim.

Bu arada bir de kamera çekimi yapıldı konuşmalar boyunca.

Bize Çeşme’de 4 yıldır haber yapma yasağı getirildiğini ve bunu da yaptıranın Çeşme İçe Emniyet Müdürü olduğunu söyledim.

Yani ilçe emniyet müdürlüğü tarafından Bekman.Tv olarakta, Bilgehaber olarakta bize bu ilçede haber yapma yasağı getirildi.

Sokakta ki bir trafik kazasını bile görüntüleme hakkından yoksun bırakıldık.

Aslında ilçe emniyet müdürü de olsa bir gazeteciye ve onun sahibi olduğu yayıncı kuruluşa yasak getirme hakkı yok. Bunu biliyoruz bilmesine de madem istediği gerginlikti; biz de dedik ‘Hadi arkadaşa uyalım’

Tavıra tavırla cevap verdik.

Çeşme’nin içinde bulunduğu asayişsizliği gündeme taşıdık. Yaptıkları iyi işleri de yazıyorduk, yapamadıklarını da.

Anlayacağınız tam bir tarafsızlık içinde ifa ettiğimiz görevimiz her türlü yasağa rağmen sürüyordu

Ta ki bugüne kadar

Alaçatı’da ki Şehit Doğan Sakarya Polis Merkezi’nde ki Asayiş Büro’ya götürüldüm.
İfadem alındı. Telsiz için de teslim belgesi hazırlandı. İkisini de imzaladım ve çıktım.

Bizim bu kavgamız bitmez.

Bunu merkezimize gelen sıralı amirlere de, ifadeyi verdiğim Asayiş Büro’da da üstüne basa basa söyledim

Bugün yaşadıklarımla ilgili, beni ifade için karakola götüren, ifademi alan ve bütün bu işlemler sırasında nezaketi bir an bile elden bırakmayan sıralı amirlerden genç polislerime kadar Çeşme İlçe Emniyet Müdürlüğü personeline Bakan Süleyman Soylu’nun ve Emniyet Genel Müdürü (Vali) Mehmet Aktaş’ın şahsında yürek dolusu teşekkür ediyorum

4 yıldır papaz olduğumuz Çeşme Emniyeti’nin çatısı altında gördüğüm muamele, sergilenen tavır karşısında söyleyecek söz bulamıyorum.

Biz Türkiye’nin eski hallerini de bilenlerdeniz. Mesleğe İstanbul’un kitaplara şiirlere şarkılara konu olan tabutluğu Sansaryan Han’da başlamış bir gazeteci olarak o yıllarda ki polis ve teşkilatının her türlü olumsuzluğunu yakından gören, bilen bir insanım.

Bugün bir defa daha gördüm ki Türk Polis Teşkilatı aklen, ruhen ve zihnen tamamen değişmiş.

Eskiden kasapların cellatların görev yaptığı makamlar şimdi her biri pırlanta kalitesindeki karakterlere sahip pırıl pırıl memurlara teslim edilmiş.

Alındığımın adına ‘Gözaltı’ diyemiyorum. Harika bir misafirperverlikti gördüğüm. Birbirinden mükemmel genç polislerdi tanıdıklarım.

Saygıda kusur etmek bir yana, saygının ağababasını gördüğüm bir karakola götürülmekti bugün yaşadığım.

Helal olsun Muhteşem Süleyman, helal olsun değerli valim Mehmet Aktaş.

Ve helalin en büyüğü ülkemizin 1 numarası sevgili Cumhurbaşkanı’ma.

Her ne kadar telsizimin alınması 40 yıldan fazla gururla yaptığım gazetecilik mesleğim için onur kırıcı olsa da

Görev ifa eden çocuklarımızın (sözde) suçlu olan bir insana yaklaşımlarına verdiğim puan 10 numara

Ezcümle :

Sayın Cumhurbaşkanımız, kıymetli Süleyman Soylu ve değeri tartışılmaz Emniyet Genel Müdürümüz Vali Mehmet Aktaş başta olmak üzere her sabah aldığınız gazetelerinizde, gün içinde izlediğiniz televizyonlarınızda;: okuduğunuz ve duyduğunuz o haberler gazetecilerin dinledikleri telsizlerden elde ettikleri bilgiler ışığında size ve halka ulaşıyor.

O telsiz dinlenmezse sizler o haberleri okuyamaz ve izleyemezsiniz.

Türkiye’de görev yapan bütün basın kuruluşlarının merkezleri başta olmak üzere İstihbarat ve Haber departmanlarında görev yapan muhabirlerin tamamı bu cihazları kullanıyor ve de kullanmak zorunda.

Telsiz gazeteciyi habere ulaştıran en önemli unsurdur.

Telsiz, istihbarattır

Telsiz, gazeteler için yarın ki manşetleridir

Telsiz, televizyonların ‘Son Dakika’ ibaresiyle verdikleri ve sizleri informe ettikleri (haberden, haberdar ettikleri) en önemli araçtır

Telsiz, çoğu zaman teşkilatınızın atladığı stratejik konularda gazetecinin size verdiği ihbarın kaynağıdır

Benden bu cihazı almakla siz, egolarına yenik düşen bir müdürü onore ederken, başta ülkeyi yöneten sizler olmak üzere halka sunulacak haberlerin Ege’de ki bir ağacını budamış oldunuz.

Ne geçti elinize?



Bu yazı 717 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

DİGİTAL GAZETEMİZİ BEĞENİYORMUSUNUZ?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI