sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan maltepe escort sakarya escort bayan sakarya escort bayan
Bugun...


KEMAL CANKAYA

facebook-paylas
GAZETECİLİĞİN ,SİYASETİN PEJMÜRDE HALLERİ
Tarih: 18-09-2019 17:24:00 Güncelleme: 18-09-2019 17:24:00


Genelden yerele geçmiş tarihsel sürece baktığımızda gazetecilikle siyaset arasında daha nitelikli ilişkiler olması gerekirken acınası bir durumda olduğunu yaşadığımız, duyduğumuz, gördüğümüz olaylar gösteriyor ki tam anlamı ile pejmürdelik bir hala almış durumda.

Toplumsal yaşamı direk olarak etkileyecek mesleklerde meslek ilkeleri vardır.

Hele gazetecilik gibi bir mesleğin çok ağır olan insani sorumlulukları ve vicdani yanı daha ağır basar.

Bizler bugünden yarını işimize gelmediği zaman çabuk unutan bir kültüre sahibiz!

Hatırlatmak babında gazeteciliğin 30 temel ilkesini,sanırım bilgi anlamında tazelemek doğru olacak.

  1. Gazetecinin temel görevi, gerçekleri nesnel bir biçimde, çarpıtmadan, sansürlemeden aktarmaktır.
  2. Gazeteci, demokratik değerlere ve insan haklarına aykırı yayın yapmamalıdır.
  3. Haber, yorum ve görüşler okur ve izleyicinin yayının niteliğini anlayabilmesini sağlayacak biçimde, açıkça birbirinden ayrılmalıdır.
  4. Basın yayın organları masumiyet karinesine saygılı olmalı, suçluluğu yargı kararıyla sabit olmadıkça herhangi bir kişiyi suçlu ilan edecek yayın yapmaktan kaçınmalıdır. Yargı süreci devam eden davalarda iddialar ve savunmalar adil ve dengeli biçimde aktarılmalıdır.
  5. Zanlıların, sanıkların ve mahkûmların yakınları, işlenen fiille açıkça ilgili bulunmadıkça ve olayın doğru anlaşılması için gerekli olmadıkça teşhir edilmemelidir.
  6. Çocuklarla ilgili suçlarda, zanlı, sanık, mahkûm, tanık, mağdur ya da maktul statüsünde olan 18 yaşından küçüklerin açık isimleri ve fotoğrafları yayımlanmamalı, bu çocuklarla, ebeveynlerinin veya hukuken çocuktan sorumlu olan diğer kişilerin izni olmadıkça röportaj yapılmamalıdır.
  7. Cinsel dokunulmazlığa, kadın ve çocuk istismarına ilişkin suçlarda, mağdurun açık ismi ve fotoğrafları yayımlanmamalı; kimliğini ortaya çıkaracak yayınlardan kaçınılmalıdır.
  8. Yayımlanan haber, görüş ve yorumlarda, bir insanın davranışının veya işlediği suçun, haber konusu olayla doğrudan ilgili olmadıkça, onun ırkından, milliyetinden, dinî veya mezhepsel inancından, cinsiyetinden,  cinsel kimliğinden, cinsel yöneliminden, yaşından, engelinden veya başka bir özelliğinden kaynaklandığını ima eden vurgular yapılmamalıdır.
  9. Tıp alanında, doğruluğu bilimsel düzeyde kanıtlanmamış yöntem ve ilaçların kullanılmasını teşvik etmeye yönelik yayın yapılmamalıdır.
  10. Hastanelerde araştırmalar yapan, bilgi ve görüntü almaya çalışan gazeteci, kimliğini belirtmeli ve girilmesi yasak bölümlere ancak yetkililerin izniyle girmelidir. Yetkili kişinin ve hastanın (onun izin veremeyecek durumda olması durumunda yakınının) izni olmaksızın, hastane ve benzeri kurumlarda hiçbir yolla ses ve görüntü alınmamalıdır.
  11. Tekzip ve cevap hakkına saygı gösterilmelidir.
  12. Üstün kamu yararı olmadıkça, sahibinin izni dışında belge, fotoğraf, ses veya görüntü alınmamalıdır.
  13. İntihar olayları hakkında, haber çerçevesini aşan ve okuyucu veya izleyiciyi etki altında bırakacak, özendirici nitelikte ve genişlikte yayın yapılmamalıdır. Olayın ayrıntılarından ve uygulanan yöntemin tarifinden kaçınılmalı, olayı gösteren fotoğraf, resim veya film yayımlanmamalıdır.
  14. Gazeteci, kendi çabasıyla elde etmedikçe, bir haber kaynağının verdiği bilgi ve belgenin yayımlanacağı tarih konusundaki tercihine uymalıdır.
  15. Şiddeti haklı gösteren, özendiren ve kışkırtan, nefret ve düşmanlığı körükleyen nitelikte yayın yapılmamalıdır.
  16. Irka, milliyete, etnik kökene, cinsel kimliğe, cinsel yönelime, dile, dine ve mezhebe yönelik ayrımcılığı teşvik edecek yayın yapılmamalıdır.
  17. Gazeteci, haber ajanslarından veya başka medya kuruluşlarından alarak doğrudan kullandığı veya geliştirdiği haberlerde kaynak belirtmelidir.
  18. Gazeteci, mesleki saygınlığa gölge düşürecek türden etkinliklerden ve görevlerden uzak durmalıdır.
  19. Habere konu edilen veya edilmesi düşünülen kişi ve kurumlardan, hediye, maddi çıkar veya ayrıcalık kabul edilmemelidir.
  20. Gazeteci, elde ettiği bilgileri doğrulatmak için çaba göstermelidir.
  21. Gazeteci, kişi ve kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde aşağılayan, hakaret içeren ifadeler kullanmamalıdır.
  22. Özel yaşamın gizliliği esastır. Üstün bir kamu yararı olmadıkça veya kişinin rızası alınmadıkça özel yaşamın gizliliğini ihlâl eden habercilik yapılmamalıdır.
  23. Gazeteci, gizlilik sözü verdiği haber kaynağını açıklamamalıdır. Kaynağın kamuoyunu açıkça yanılttığı durumlarda gizlilik ortadan kalkar.
  24. Gazeteci, haberde yapılan yanlışı en kısa sürede düzeltmekle yükümlüdür.
  25. Haberde, konuşmalardan ve demeçlerden yapılan alıntılarda bağlam saptırılmamalıdır.
  26. Üstün kamu yararı olmadıkça, gizli kamera, izinsiz ses kaydı, kimlik gizleme ve benzeri yöntemlerle haber araştırmaktan kaçınılmalıdır.
  27. Kaza ve cinayet haberlerinde kan ve şiddet unsurları içeren fotoğraf ve görüntüler yayımlanmamalıdır.
  28. Haber formatına bürünmüş reklamlarda, bu yayınların reklam olduğu açıkça belirtilmelidir.
  29. Gazeteci, bir haberin yayımlanması veya yayımlanmaması karşılığında maddi veya manevi çıkar peşinde koşmamalıdır.
  30. Gazeteci kimliğini taşıyan herkes, gazeteciliğin evrensel ilkelerine uymaya özen gösterir.

Bizler gazetecilik mesleği içinde bulunan kişiler olarak istisnalar hariç ne kadar  yukarıda yazılan ilkelere ne kadar uyuyoruz.

Bulunduğumuz ortamlarda gazetecilik mesleği içerisinde bulunan çakma, orijinal dahil gazeteciler, siyasi kişiler hakkında çok ilginç utanılacak iddialar duyuyoruz.

Özellikle yerel yönetimler ve siyasetçilerle olan diyaloglarımız yerlerde gezdiğini bizzat katıldığımız toplantılarda görüyoruz.

Üç kuruşluk reklam olmak için, şirinlik gösterisi yapmak adına maymunlaşan, mesleğinin ilkelerini unutan pejmürdeler cirit atıyor.

Beklediğini alamadığında çirkefleşip çamur atanlar, aslı astarı olmayan dedikoduları haber diyerek paylaşıp kurumları kişileri itibarsızlaştırmak için algı oluşturanlar kendilerini iyi tanıyorlar.

Geçenlerde bir Avukat arkadaşım aradı.

Bana yerelde bir internet sitesinin yaptığı haberi gönderdi.

Yapılan haberin gerçekleri yansıtmadığını sadece bir olumsuz algı oluşturmaktan öteye gitmediğin belirtti.

Neden böyle bir haber yapılmış olabileceğini sorduğumda, cevap üzücüydü.

Haberi yapan haber sitesi,daha önce reklam görüşmesi için randevu talebinde bulunuyor, taleplerine olumlu cevap alamadıkları için böylesi bir yöntemle reklam koparmak istediklerini iddia ediyor.

Günümüzde gazetecilikte yeni trend tehdit şantaj yolu ile reklam koparmak bir prensip haline dönüştü.

Gayrimeşru işler çevirenler, altını pisleten yerel yöneticiler ve siyasetçiler bu zokayı yiyor.

Pejmürde duruma düşenler, söz de gazeteci, özde tetikçi kalemşor müptezelleri yemleyerek pisliklerini örttükleri gibi, birde namuslu ahlaklı birer şahsiyetler olarak çukur medya vasıtasıyla ak kaşıktan çıkmış nitelikli namuslu şahsiyet kimliği kazanıyorlar.

tTabi bu durum Körler sağırlar birbirini ağırlamaktan öteye geçmiyor!

Birde öylesine ahlaksızlar var ki, her türlü pislikleri, çirkeflikleri ile Ayyuka çıkmasına rağmen, sosyal medyada kendilerini çok ilkeli, ahlaklı namuslu, onurlu varlıklar olarak lanse etmelerine kargalar bile güldüğünün farkında olmalarına rağmen, ar damarı çatlak olduğundan arsızlığa ve pişkinliğe vuruyorlar.

Gelelim bu zevatların ekmek kapısı olan çapsız yerel yöneticilere ve siyasetçilere, bunlarsa siyasette hedeflerine varmak için her türlü yolu mubah gören, inançları değerleri araç görenler;

zaman zaman kalemşor tetikçilerle buluşup, partilerinin milletvekilli ve  yöneticileri ile ilgili ahlak sınırlarını aşan  asparagas yalan haber yaptırıyorlar.

Böylece kendilerini nitelikli donanımlı siyasetçi olarak belirli bir meblağ karşılığında haber yaptırıp cilalattırıyorlar.

Genel yaygın medyadan başlayarak yerele kadar gazeteci siyaset ilişkisi kelimenin tam anlamı ile fosfektik çukuru!

Özellikle son yerel seçimlerde sürecinde Bursa’da yazılan çizilenlere baktığımızda aynı mecradan beslenen bazı çukurlaşmış medya grubu içerisinde bulunan utanç abidesi kişiler, muhalefet partilerinin adaylarını eleştirmekten öte itibarsızlaştırmak için özel yaşam dahil her türlü aşağılıkça karalamalarda bulunduklarını okuduk, duyduk gördük.

Bu yapılanlar halkın gerçek anlamda haber alma hakkından öte, bazı belediyelerden reklam alamamanın verdiği intikam duygusu ile yapılmış pejmürde aşağılık davranışlardan öte bir şey.

Bu kişilere öncelikle vicdan muhasebelerini yapmıyorlar mı?

Kendi yaşamalarına bakmıyorlar mı?

Her şeyden önce kendi aileleri ve çocukları olduğunu düşünmeleri gerekmiyor mu?

Gazetelerinde başkaları hakkında yaptıkları karalayıcı haberler kendileri için yapılsa nasıl bir duygu ve psikoloji içerisinde olurlar?

Bu ilişkilerin son aşamasında kullanım süreleri dolanların  dönüşüm kutusuna değil klozetin sifonu çekildiğine gideceği yer malumunuz bellidir!!!

Vesselam yeni Türkiye’nin medyası siyaseti çoktan pejmürde olmuş!!!



Bu yazı 89 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

DİGİTAL GAZETEMİZİ BEĞENİYORMUSUNUZ?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI