sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan maltepe escort sakarya escort bayan sakarya escort bayan
Bugun...


NAZAN ŞARA ŞATANA

facebook-paylas
BİR ANI VE OKUNMASI GEREKEN BİR YAPIT
Tarih: 28-01-2019 20:32:00 Güncelleme: 13-09-2019 14:45:00


Günlerden 28 Mayıs . Arifiye İlköğretmen Okulu mezunlarının 50. Yıl buluşması. Mezun olduktan sonra bir daha hiç karşılaşmadığım arkadaşlarımla sıcak, içten ve özlemle buluşmanın mutluluğu. Okulumuzu gezdik. Akşama Adapazarı’nda yenilen yemekten sonra pek çok arkadaşımız ayrıldı. Geceyi otelde geçirdik. Sabah kahvaltısına katılan arkadaşlarla tatlı bir söyleşiye başladık. İşte tam bu arada sınıf arkadaşım Recep BOZKURT, günün sürprizini yaptı . Orada bulunanlara yanında getirdiği kitaplardan birer tane imzalayarak verdi. Bir yandan kitabını imzalarken öte yandan büyük bir coşkuyla kitabından, içindekilerden, yaptıklarından söz ediyordu.Kitabın adı: EĞİRDİR GEZİLERİ…EĞİRDİR YAZILARI…Öylesine coşkulu, öylesine içten anlatıyordu ki bende merak ve okuma isteği uyandırmıştı.Bu güzel, bu anlamlı , bu özlem dolu buluşmanın sonunda vedalaşarak ayrıldık.Eve döner dönmez hemen kitabı elime aldım ve okumaya başladım.

Yazar Recep BOZKURT, DÜN BUGÜN YARIN EĞİRDİR, adını verdiği yapıtının önsözünde özgeçmişini ve kitabı yazma nedenini anlatmış. Ardından EĞRİDİR’in tarihsel sürecini, geçirdiği evrimi, kent adının değişimlerini anlatmış.Kitabı okudukça arkadaşımın bilgili, donanımlı bir öğretmen, çalışkan, üretken bir yönetici, sıcak ve içten bir dost, çağdaş ve uygar bir insan olmanın ötesinde dağ sporlarına gönül vermiş gerçek bir çevreci olduğunu görüyoruz.Hafta sonlarında yaptığı gezileri , çevreci duyarlılığı ile gözlemlemiş, bir gezgin gözüyle incelemiş, usta bir yazar kalemiyle anlatmış. Salt incelemek ve araştırmakla kalmamış ; onları yazıya dökerek tanıtmış ; yöresine ayna tutmuştur. ‘’Yazıya, belgeye dökülmedikçe her şey çok çabuk unutuluyor! Bir de buna vefasızlığı , değerbilmezliği de eklersek çok şey anlamını yitiriyor! Ve yaşam anlamsızlaşıyor!’’ diyerek yazma nedenini de açıklıyor.

Başlangıçta gezi yazıları diye baktığımız bu yapıtta neler yok ki? Yer adları (Zindan Mağara, Prostanna, Altınkum Plajı, Ören Sırtları,Oluklacı, Başpınar Şelaleri , Aydınlık Mağara vb.), Eğirdir’e emek verenler (Mehmet SAVAŞ, Turan SAVAŞ, Uğurtan ATAÇ, Mehmet ÇULHAOĞLU,Salih ŞAPÇI,Friedrich SARRE vb.), Eğirdir tarihine ışık tutan yapıtlar (Seyahat’ül KÜBRA,Küçük Asya Seyahati, Bir Yaşam YOLCULUĞU vb.), Eğridir’e damgasını vuran Kurumlar ( Eğirdir Dağ Komando Okulu Eğitim Merkezi, Eğirdir Kemik

Hastalıkları Hastanesi ,Eğirdir Su Ürünleri Yüksekokulu, Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi..), Milli Mücadele Yılları ,çiçekler, böcekler , hayvanlar , anılar, gözlemler… Spordan sanata, eğitimden kültüre, eğitimden, bilimden Milli Mücadele yıllarına, çevrecilikten turizme , toplumsal sorunlara değin pek çok konuya değinmiş. Salt değinmekle kalmamış, önerilerde bulunmuş; gerçekleşmesi için çaba göstermiştir.

‘’Eğirdir’de ilk yerleşim yeri olan Prostanna , Sivri’nin Davras’a bakan sırtları üzerinde kurulmuş , şimdilerde yalnızca sağa sola devrilmiş, parçalanmış sütunları, tonlarca ağırlığındaki blok taşları ,yok olmakta olan kale duvarları , burada kurulan uygarlıktan günümüze kalan ve zamanın insafsız yıpratışına , hoyrat ellerin acımasız yıkımına karşın hala direnmekte olan bir antik kenttir ve gün ışığına çıkarılmayı beklemektedir!’’ İşte kitaptaki önerilerden sadece biri. Bir başka öneri ise ; Dağ keçisi, geyik, karaca, angut kuşu, kartal, kuzgun gibi yabani hayvanların yaşadığı Akpınar Köyü’nün doğal yaşam alanı haline getirilmesi ve Milli Parka dönüştürülmesi.

Ne güzel öneriler ve ne güzel bir anlatım değil mi? Anlatımın güzelliği, önerinin yüceliği , betimlemenin özgünlüğü bu kitabı kolay okunur hale getirmiş. Aslında kolay gibi görünmesinin altında büyük bir çaba, büyük bir emek ve yazarın ustalığı yatıyor.

Betimlemelere bir örnek daha vermek isterim.Eğirdir Gölü’ne bakarken kanatlanıp uçmak isteyen Recep BOZKURT, ‘’ O zamanlar, gölün suları kale burnu taşlarına vurmakta, Can ada ve Yeşil ada ,birer inci tanesi gibi , Eğirdir Gölü’nün turkuaz renkleri içinde ışıl ışıl parlamaktaydı.’’diyerek anlatımını renklendirmiş. Bana Yaşar KEMAL’in romanlarındaki betimlemeleri anımsattı.

Sanata, spora, kültüre, çevre sorunlara duyarlı , eğitimci yazar Recep BOZKURT, toplumsal ve ulusal sorunlara da bir o kadar duyarlıdır. Yurdumuzun gelişmesi, gençlerimizin eğitilmesi , halkımızın refaha kavuşması gibi konularda da emek vermiş, çaba göstermiştir. Eğirdir halkının Milli Mücadele yıllarında Anadolu’ya silah, cephane , giyecek ve yiyecek göndermesini destansı bir dille anlatmıştır.Hemen hemen her yazısında Ulu Önderimiz Atatürk’ün bir özdeyişine yer vermiş; onun büyüklüğünü , yüceliğini her fırsatta dile getirmiştir.Beni en çok etkileyen bölüm ise Mustafa Kemal Atatürk’ün İsmet Paşa’ya yazdığı mektuptur (sayfa 141).29 Ekim günü 

Cumhuriyet ilan edilmiştir. 30 Ekim günü İsmet Paşa’ya kendi el yazısı ile yazdığı bir mektup gönderir.Mektubunda İsmet Paşa’yı Cumhuriyet’in ,ilk başbakanı olarak düşündüğünü ve neden onu seçtiğini anlattıktan sonra ülkemizin genel bir çözümlemesini yapar.Salt bu mektup için bile bu kitap okunmaya değer. Anadolu’nun o günkü durumunu bilmeden,nasıl bir yurt devraldığımızı öğrenmeden, nereden nereye geldiğimizi görmemiz ve bugünleri anlamamız olası değildir.Bu mektubu , bizleri yönetenlerin okuması daha anlamlı olacaktır.

Kurtuluş Savaşımızda emperyalizm yenilmiş , Lozan’da bozguna uğratılmış olsa da emperyalizmin ve emperyalist güçlerin yurdumuzdan elini çekmediğini, yine her türlü alavereyi çevirdiklerini yine bu kitaptan somut örneklerle öğreniyoruz.Yabancı şirketlerin nasıl ve hangi oyunları oynadıkları belgelerle anlatılmış.

Kitapta ayrıca okumayan bir toplum olduğumuz gibi saptamalar, gerçek aydınların karşılaştığı sorunlar, çektikleri çileler , ‘’Ben umutsuz, karamsar bir insan değilim ve hiç olmadım. Belki inanmayacaksınız ama tüm bu olup bitene rağmen bu güzel ülkeyi çok seviyor, bütün bu olanaksızlıkların aşılacağına inanıyorum’’diyerek kişiliğinden kesitler var.

Akıcı ve sürükleyici bir anlatım. Herkesin anlayabileceği yalın bir dil.Okunması gereken bir yanıt.Ben okudum. Sizler de okuyun. Eğirdir, Recep Bozkurt gibi birini barındırdığı için çok şanslı. Keşke her beldenin, her ilçenin , her ilin bir Recep Bozkurt’u olsa. Seni tanıdığım ve arkadaşım olduğun için seninle gurur duyuyorum.

 

Zeki BAŞTÜRK

 

 

 

 



Bu yazı 301 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

DİGİTAL GAZETEMİZİ BEĞENİYORMUSUNUZ?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI